24 Ağustos Çarşamba

Bugün seni son kez görücektim. Eskişehirde işlerimi halledip İstanbula gidecektim. Olmadı göremedim. 

Çok kırıldım sana ama kızamıyordum hakediyordum bunları. 

Bugün sana dair ne varsa toplandı ruhumda kutulara sakladım olur da belki zamanı gelince açmam gerekir diye. 

Atalayın sözleri aklıma geliyor bir kadının sevdiği adamdan vazgeçişi onu seven adamın sadakatine bağlıdır. 

Korktuğum yapmamam gereken şeyi yaptım. Atalayı eskişehire çağırdım. 

Atalayı sevmeyeceğim ama onun istediği biri olucam. Güveniyorum ona. Ruhumu emin ellere emanet edeceğim için çok şanslıyım..

12 Ağustos

Klasik spor salonu demek isterdim..
Atalay ve arkadaşı konuşuyor gizlice dinliyorum
Arkadaşı naptın abi eskiden ne güzel kızlarla takılırdın one night akardık bu kız ne şimdi değer verdiği de yok sana nasıl böyle haldesin diyor konuşma uzuyor Atalay  sessiz ama dimdik en sonunda beni farkediyorlar Atalay sinirleniyor ve çıkıyor.
Arkasından bağırıyorum özür falan bekleme benden doğrular bunlar !!!! diyorum

Akşamı tanımadığım bir numaradan mesajlar alıyorum numaramı spor salonundan bulmuş yalnız olduğumu görünce tanımak istemişmiş Atalaya olanları anlatıyorum ve kavga çıkarıyor tek bir lafımla bile insan dövecek kadar  değer veriyor

Ve en sonunda o kazanıyor Ege bunu yapar mıydı sana aşkım engelle numarayı der geçerdi yahut numarayı alır gardeşiiim noluyo derdi Ege bir çocuk bense adamım sense en büyük körsün dedi
Yine kaybettim

Gitmem gerek bu şehirden

5 Ağustos..

Yine saç boyuyorum.Gelen müşteriler özellikle beni istiyor..
Sıradan müşteri dediğim insanın günümü öldüreceğini bilemiyordum.
Yarım cm çıkmış dip boyası vardı güzelim açık kahve saçları vardı insanların hususi bu renge sahip olmak içim saatlerini harcarlardı  o ise koyu kahveye boyatıyordu. Dibiniz çok uzamamış boşuna boyamayalım hem cebinize hem vaktinize zarar dedim.. Başladı anlatmaya.
Ablasıyla aynı kişiye aşık olmuşlar.Ablası erken davranmış açılmış sözlenmişler evliliğe yakın ablası ölmüş.Erkek hayattan kopmuş kızın kardeşiyle evlen demiş ailesi kabul etmiş.
Sırf ablasına benziyor diye ses çıkarmayan bir erkek.Sırf aşkı için güzelim saçlarını ablasının saç rengine boyayan kadın.
Alan mutlu veren mutlu demeyin. Aşk vazgeçmekmiş aşk  kendinden vazgeçmekmiş.

6 ağustos

Yine iş vakti saç boyama ağdalar güzelleşme çabaları.Gelenler umutlu biliyorlar güzelleşip çıkacaklar. arada atalay geldi bir şeyler içelim dedi. Nedensizce keyfim yerindeydi atalay telefonla konuşurken ona limonata kendime kahve söyledim. ehehehe hiç sevmez limonatayı.Sırf ben söyledim diye içti. Snap attı telefonumdan.Sosyal medyadan nefret eden adam benim için snapchat  kullanıyor.Vazgeçilmez yazmış sesimi çıkarmadım.
Neyse en sevdiğim şarkı çaldı anısı vardı Sarpla. Bu sefer ben snap attım ve bu anıyı Atalay biliyordu. Gördü sesini bile çıkarmadı sadece çok sinirlendi bunu farkettim hadi kalkalım dedi sesimi çıkaramadım Atalaydı sonuçta sert adam. Yolda mısır gördüm amaaan vakit yok hem suyu akıcak yapış yapış dedim. Dükkana bıraktı yine çalışmaya devam ettim akşam oldu düdüklü tencere ile kapıma dayandı mısır yapmış bana. Yerken konuştuk attığım snape kızdığı için kafeden apar topar çıkmışız.
Şaşırıyorum mısır yapmasını nasıl biliyorsun süresi nasıl ayarlıyorsun diye gülümsüyor. (gülümserken onu görmek imkansız gibidir o kadar tatlı ve yakışıklı ki keşke benle vakit harcamasa diyorum) biliyorsun annem erken vefat etti gündüz her ne kadar evde yardımcı olsa bile akşamlara tektik babam çok çalışırdı Atillaya ben baktım arada yapardık küçükken bu bizim partimiz olurdu dedi.

Allah kahretsin keşke hafızamı kaybetsem Sarpı unutsamda böylesine zarif bir insanı üzmesem diyorum içimden, dakikasında pişman oluyorum. Sarp olmasaydı ben ben olmazdım ki..

Hayatımdaki tek kör ve sağır ”şey” Allah

Ağlamaya şükürler olsun

Ben çok yalnız kaldım epey kaldım genelde itildim.Sonraki yıllarda da öyle kalmayı tercih ettim.Bugün ölecek gibi hissediyorum azıcık şefkate ihtiyacım var.

3 Ağustosun perdesi

Ve Atalay beni şımartmaya devam ediyor korkutuyor beni bir insan hiç mi hata yapmaz..
Bu sefer Ecemle beraber sürpriz yapmışlar spor salonuna yazıldık kıyafetlerimi Ecem çantasına atmış bile.. Salona girince ama tel toka yok şimdi kahküllerim önüme gelicek diye bahane bulucakken Atalay cüzdanından tel toka çıkardı böyle bir detayı hatırlayan farkeden erkek var mı ?

Ve öğlen oldu iki kişinin saçını boyadım sonrası ev ve amcamların benimle kavga etmesi..
Evlerine davet ediyorlar zekiler ama ben salak değilim..
Onlarla yaşadığım sürece ev işi yemek vb. şeyler yaptım için  yengem rahata alışmış olmalı bir de bunun maddi yönü var babamın ara ara amcama para göndermesi.. Her yerde sığıntıyım.Herkesin hayalini kurduğum bir hayatı yaşıyorum ama şımarığım etine bakmadan alışveriş yaptığım günler beni daha da köleleştirmişti.
Yaşamak düşünmek konuşmak istiyorum. Ben ve benim gibi olanlarla.
Sadece bir ay kendime sadece bir aylık şans veriyorum başarırsam özgür olucam kendimi bulucam başaramazsam bir kukla !

1 Ağustos

Parayla mutlu olunur en çok parayla mutlu olunur..

Sabah uyan işe git.Güzeldi bıraksalar sabahlarım.

Ve ailem öğrendi istanbula kaçtığımı artık annemin benim gibi kızı yokmuş ne kadar mutluyum anlatamam sonunda kurtuldum cenazesine bile gitmek istemiyorum.
Babamın huzura
Büyük abimin ailesine
Küçük abimin ve benim yeni bir hayat için paraya ihtiyacı var
Artık dinim para.

Anaokuluna başladığım yıl anneme nefretim kinim başladı artık katlanamıyorum hangi doktora gittiysem uzaklaş dediler biliyordular annemin dünyadaki şeytan olduğunu.
En çok öğretmenlerimi dinlemeliydim daha erken hayatımdan annemi çıkarmalıydım.

Dört gibi ecemin annesi geldi ve gidin gezin dedi Ecemle çıktık o kız arkadaşına gidicekti ben Atalaya..
Cafeleri sevmediğim için simit almıştı akşam yemeğimizi erken yedik,  dışarda salıncakta. sesi bana huzur veriyor yine sevdiğim şarkıları dinledik bir kaç ay içinde ne olacağımızdan konuştuk sekiz gibi evdeydim ve şu an saat dokuz uyumam gerek uyuyamıyorum.

Keşke hayatımdam çıkabilse annem dayan diyorum son dört yıl mesleğini almak için son dört yıl…

İnsan bu kadar mı nefret eder annesinden… Bazen nefes alamıyorum bazen ağlayamıyorum lakin katlanamıyorum. Sevgisizim hırçınım huysuzum en kötüsü yaşamak istemiyorum.

İçimde kocaman bir boşluk var sürekli yemek yiyorum sanki  yemek ruhumu doyurucakmış gibi hissediyorum en kötüsüde vermem gereken 18 kilo var. Yaşamak için çok geç kalmış ölmek için de erkenmiş gibi hissediyorum